Blog

Nikola Tesla

Güvercinle Yaşadığı Aşkı Dile Getiren, 700’den Fazla Patentli Buluşu Olan Dahi, Nikola Tesla Hakkında Bilinen 10 Gerçek

Nikola Tesla için okudukça altın kalpli, fazlasıyla çılgın bir bilim adamı diyorum. Aslında birazda bize şunu kanıtlıyor, işinizi ne kadar iyi yaparsanız yapın, medyatik değilseniz, pazarlama yapamıyorsanız, günün getirdiği ‘’doğru’’ algısının dışındaysanız, görmezden geliniyorsunuz. Nikola Tesla gibi bir dâhiyi sadece kendi çıkarlarına ters düştüğü için yok saymışlar. Ellerine geçen her fırsatta yerip, aynı çabayla icatlarını çalıp zengin olmak için uğraşmışlar. Meyve veren ağaç taşlanır misali. Bizi şaşırtmayan bir diğer son ise açlık ve parasızlık içinde ölmesi sanırım. Üstelik patentini aldığı 700 icadı varken. Gelin doğrunun sınırlarını zorlayan, bizi düşünmeye iten Tesla hakkında biraz bilgi toplayalım. Keyifli okumalar!

''Bir Erkeğin Bir Kadını Sevdiği Gibi Severdim''

Tesla'nın Güvercini

“Yıllardır güvercinleri besliyorum. Binlercesini besledim, kim bilir ne için… “Ama aralarında bir tanesi vardı ki… Çok güzel bir güvercindi. Bembeyazdı, yalnız kanatlarında gri benekcikler vardı. O farklıydı. Bir dişiydi. Onu her yerde ayırt edebilirdim.

“Nerede olursam olayım bu güvercin beni bulurdu. Ne zaman onu yanımda istesem umutla seslenirdim, uçarak çıkar gelirdi. O beni anlardı, ben de onu…

“O güvercine aşıktım.”

“Evet bir erkeğin bir kadını sevdiği gibi severdim onu ve o da beni. Hasta olduğu zaman hemen haberim olurdu; odama gelirdi ve ben de günlerce onunla kalırdım. Onu iyileştirirdim. O güvercin hayatımın neşe kaynağıydı. Bana ihtiyacı olduğunda başka hiçbir şey umurumda olmazdı. Benimle olduğu sürece hayatımın bir anlamı, amacı olurdu.

“Bir gece karanlıkta yatağıma uzanmıştım, zihnim problemler çözmekle meşguldü, sık sık yaptığı gibi uçarak penceremden içeri süzüldü ve masamın üstüne kondu. Beni istediğini biliyordum, bana önemli bir şeyler anlatmak istiyordu.

“Yanına gittiğimde anladım ki bana ölmek üzere olduğunu söylemek istiyordu. Mesajını aldığımda gözleri ışıldadı, güçlü ışık demetleri yayılıyordu gözlerinden.”

Tesla duraksadı ve sanki kendisine sorulan bir soruyu yanıt-lıyormuş gibi açıklamaya girişti.

“Evet bu, gerçek bir ışıktı. Güçlü, göz kamaştırıcı, kör edici bir ışıktı.

Laboratuvarımda lambalarımla elde edebildiğim tüm ışıklardan daha güçlüydü.

“O güvercin ölünce hayatımdan da bir şeyler eksildi. O zamana dek, ne kadar yoğun çalışmam gerekirse gereksin işimi tamamlamam gerektiğini düşünürdüm, bunu yapabileceğimden emindim her zaman için. Ama o hayatımdan çıkıp gittikten sonra artık yaşamım boyunca süren çalışmanın da sonunun geldiğini anlamıştım.

Tesla’nın Kaldığı Otelde Oda Temizliği Yapan Görevli

Yirmi küsur sene önce ölmüş bir güvercinin resmini saklıyordu Tesla. Bazen beyaz güvercin diyordu ona, bazen de beyaz kumru. Bazı dillerde ikisi için aynı kelime kullanılıyor, demişti. O benim gerçek aşkımdı, kanatlarında gri tüyler olan beyaz bir güvercin. Daha sonraları onun güvercini bir erkeğin bir kadını sevdiği gibi sevdiğini okuyacaktım. Bu konudan hiç bahsetmemiş ama kuş hakkında başka şeyler anlatmıştı bana. Güvercinin, kalbinin mutlulukla doldurduğunu ve onun hasta olduğunu hissettiğinde ölene kadar yanından ayrılmadığını söylemişti. Öldüğünde de bedeninden parlak bir ışık çıkmış ve gözlerini kamaştırmıştı. İşte o an Bay Tesla kendisinin bu dünyada yapacak bir şeyinin kalmadığını anlamıştı.

Tesla’nın Osilatörü

1898’de Tesla, küçük bir sallanan cihaz yaptığını ve bu cihazı ofisine yerleştirip çalıştırdığında, binayı ve etrafındaki her şeyi sarstığını iddia etti. Yani başka bir deyişle, cihaz depremleri simule edebiliyordu. Tesla böyle bir şeyin meydana getirebileceği korkunç şeylerin farkına vardığın cihazı etkisiz hale getirmek için eline bir çekiç aldığını ve çalışanlarına, sarsıntı ile ilgili soru sorulduğu takdirde haberleri olmadığını söylemeleri yönünde talimat verdiğini söyledi. Bazı teorisyenler, ABD hükümetinin Tesla’nın bu çalışmasını devam ettirdiğini düşünüyor.

Uçan Çay Tabağı

1911’de Tesla, yerçekimine karşı uçan bir makine yaptığına dair bir açıklama yaptı. Tesla’nın açıklamasına göre, bu uçan makine kanatlara ya da pervanelere sahip değildi. Hava durumu ve hava boşluklarına aldırmaksızın son derece güvenli bir şekilde ve yüksek hızlarda uçabilen makine, ücretsiz bir enerji sistemiyle çalışıyordu. Yeni gelişmeye başlayan havacılık ve otomobil endüstrisinin petrole bağlı olduğu bir zamanda ortaya çıkan bu icat, tabii ki hoş karşılanmadı ve tarihin tozlu sayfalarındaki yerini aldı.

Radyo Tesla'nın Patent Başkasının

Kuşkusuz Teslanın yaşamındaki ironik yan, buluşlarının patentlerinin hep başkaları tarafından alınmış olmasıdır. Bu patent mücadelelerinden bir tanesi Marconi ile radyo'nun keşfi üzerine olmuş ve Tesla'nın ölümünden 6 ay sonra ABD Yüksek Adalet Mahkemesi, radyoyu ilk bulan kişinin Marconi değil Tesla olduğunu mahkeme kayıtlarına geçirmişti.

Fikir Hırsızı Edison

Herkes ampülü Edison’un 999 başarısız yolu keşfettikten sonra 1000. denemesinde  icat ettiğini bilir. Gerçekte ise Edison ampülü keşfetmemiş, kendisinden önceki 22 bilim adamının çalışmalarını derlemiş ve ampulü nasıl ticarileştirebileceğini keşfetmişti. Günümüzün deyişiyle o müthiş bir girişimciydi! Dönemin güçlü politikacıları ile arasındaki ilişkileri sıcak tutmuş olması da işlerinin hızla ilerlemesine katkı sağlıyordu. Çalışmalarına rahatlıkla fon bulabiliyordu.

Tesla, Avrupa’da hayallerini gerçekleştiremeyeceğini anlayınca asosyal bir kişilik olarak Amerika’ya gidip fikirlerini orada hayata geçirmek ister. Zaman içerisinde Amerika’da bilime değer veren insanlarla tanışır ve fikirlerini sunma fırsatı yakalar. O dönem bu insanlar Tesla’yı Edison’un şirketine götürüp Edison ile tanıştırırlar.  Alternatif akım ile yapabileceklerini anlattıktan sonra Edison’un teori ile vakit kaybediyorsun sözlerine içerlenir. Ancak  Edison’un doğru akım santrallerinde büyük bir verimsizlik problemi vardır. Bu problemi çözmesi karşılığında kendisine çok yüksek bir ücret önerilir. Tesla kendi labaratuvarını kurmak için bu teklifi kabul eder ve gece gündüz çalışarak tüm problemleri giderir. Hakettiği ücreti istediğinde ise Edison, sen hiç Amerikan şakalarından anlamıyorsun der ve Tesla’ya ücretini ödemez. Tesla şirketten ayrılır, uzunca bir süre Edison’un elektriğini transfer edecek kabloların geçeceği çukurları kazmak için çalışır. Bu sürede çevresinde Tesla’nın fikirlerine inanan birkaç küçük yatırımcı ile tanışır ve ilk şirketi olan Tesla Işık Şirketi’ni kurar.

Kısa bir süre sonra, bir başka yatırımcı, Tesla’nın hayalindeki alternatif akım ile çalışan motor fikri üzerine yatırım yapmayı kabul eder. Kısa bir zamanda, Tesla motorun üretimini tamamlar ve tam hayal ettiği gibi çalıştığını büyük bir memnuniyetle izler.

Edison ise bu sırada tüm bu gelişmeleri takip eder ve Tesla’nın fikirlerinin ilerlememesi için elinden geleni yapar. Hatta bu konuda o kadar ileri giderki Tesla’nın savunduğu alternatif akım ile çalışan ve idam için kullanılacak olan elektrikli sandalyeyi keşfeder. İlk olarak 1890 yılının ağustos ayında bir hükümlü için kullanılır. Sandalye, ani kalp durmasına neden olacağına inanılan 1000 Volt’a ayarlanmıştır. Bu ayar, bir gün önce bir at üzerinde denenmiş, ve ani ve temiz bir ölüme yol açacağına kanaat getirilmiştir. Elektrik verilen mahkum ölmemiştir ve doktorların, mahkumun yaşadığını teyit etmesi üzerine, bu defa 2000 volt akım verilir. Toplam sekiz dakika süren infaz adeta bir korku filmine dönüşür, mahkumun damarları patlar ve vücudu alev alır. İzleyenler, dehşet içinde hapishaneden kaçarlar. Amaç alternatif akımın ne kadar riskli ve kötü olduğunu göstermek ve Tesla’nın fikrinin insanlık için zararlı olduğu algısı oluşturmaktır. Başarısız olunan bu idam denemesi sonrasında Edison biraz daha ileri giderek yeni bir plan daha yapar.  Dünyaca ünlü bir sirkte birkaç hafta önce ürkerek birkaç insanın ölümüne neden olan file idam cezası verdirtir ve herkesin gözü önünde bu fil alternatif akıma maruz bırakılır ve öldürülür…

Tesla bu kampanyalara aldırmaz, çalışmalarına devam eder ve çok daha az maliyet ile çok daha fazla elektrik üretebileceğini düşünür. Edison ile bu kez dünyanın en büyük fuarlarından bir tanesinin ışıklandırma projesinde karşı karşıya kalır. Edison’un vermiş olduğu teklifin üçte biri bir fiyat verir ve ihaleyi kazanır. O gün Tesla, Edison’a karşı büyük bir zafer kazanmıştır. Fuar Tesla’nın ucuz elektriği ile günlerce aydınlatılmıştır.

Tesla aradan geçen onca zaman sonra  elektriğin ücretsiz olabileceğini düşünür ve bu doğrultuda çalışmaya başlar. Atmosferdeki iyonosfer tabakasını iletken olarak kullanacak ve elektriği tüm dünyaya ücretsiz bir şekilde yayacaktır. Bu durum sermayedarları rahatsız eder ve tüm yatırımcıları destek olmaktan vazgeçer. Tesla tüm varlığını bu fikir uğruna harcar. Parası bitince fikir için yapabileceği bir şey kalmamıştır. Bir otel odasında büyük bir ihtimalle aç bir şekilde hayata gözlerini yumar…

Tüm Dünyaya Bedava Elektrik Dağıtmak İsteyen Koca Yürekli Tesla

Bu arada Tesla halka ucuzdan da öte bedava elektrik enerjisi temin etme hayalleri kurmaya başlamıştı. 1900'de yatırımcı J.P. Morgan'ın 150 bin dolarlık mali desteği ile Long Island'da "Kablosuz Yayın Sistemi"ni kurdu. Bu yayın kulesi telefon ve telgraf hizmeti verecek, aynı zamanda dünyaya resim, borsa haberleri ve hava durumu yayını yapacak bir tasarımdı. İnternetin atası sayılabilirdi. Morgan bunun gerçek anlamda "bedava enerji" olduğunu anlayınca desteğini çekti. Çünkü bundan bir kazanç elde edemezdi. Çılgın Tesla tüm dünyaya bedava elektrik dağıtmak niyetindeydi. Kablosuz elektrik deneyleri başarılı olmuştu. Morgan'ın desteğini çekmesi Tesla'yı finansal sorunlar içine sürükledi. Kule, hurda fiyatına alacaklılara satıldı. Dünya Tesla'nın çatlak olduğunu düşünmeye başlamıştı. O dönemde sesin, resimlerin ve elektriğin kablosuz olarak tüm dünyaya yayılması duyulmuş şey değildi çünkü.

Tesla'ya Verilen ''Edison'' Madalyası

 Bir akşam icra memurları ofisine gelmişler ve eşyalara mahkeme kararıyla tedbir koydurmuşlardı. Tesla memurları bir erteleme için ikna etmeye uğraşıyordu. Diğer bir yanda da iki haftadır maaşlarını alamayan sekreterleri vardı. Bir tek Edison Madalyası kalmıştı yadigar. Onun da ancak yüz dolar edeceğini söylemişti mahcup kadınlara. Bunu ikiye bölecek ve yarısını birine, yarısını da diğerine verecekti.

Dorothy Skeritt ve Muriel Arbus hemen buna itiraz ettiler, tam tersine yanlarındaki parayı onunla paylaşmak istiyorlardı.

Birkaç hafta içinde Tesla parayı toparlayabilecek ve sekreterlerine olan borcunu birer zarf içinde gönderecekti. Aslında Edison madalyasını ikiye bölmeyi teklif ettiğinde ofisinde beş dolar kadar bir bozukluğu da vardı. Ama hemen bunu kuşlara yem almak için kullanacağını belirtecekti, öyle ya hiç kuş yemi kalmamıştı ve sekreterlerden birini kuş yemi almaya yollayacaktı.

Hayli borçlandığı Czito’nun yardımıyla ofisini yeni bir binaya taşıdı

Tesla İle Edison Arasındaki Fark

Tesla'nın ayrılmasından sonra Edison, Tesla'nın tasarımları sayesinde Amerikan elektrik Endüstrisini ele geçirdi. Tesla alternatif akımlı motorunu Amerikan şirketlerine kabul ettirmeye çalışırken, halen bir gerçeğin farkında değildi. ABD endüstrisi doğrudan akımlı elektrik üzerine kurulmuştu ve Edison da parayı buradan kazandığı için kurulu sistemi değiştirmek istemiyordu. Tesla alternatif akımlı elektrik sistemini kurabilmek için, tüm sistemi değiştirmek zorudaydı ve bunun için de alternatif akım endüstrisi şirketine ihtiyacı vardı. Bu ise Muazzam bir kapital anlamına geliyordu. Edison'un sistemi 115 volt üzerinden çalışıyordu. Bu ise günümüzde kullandığımız yüksek voltajın ihtiyacını karşılayamacak bir sistemdi ve üstelik yarım mil ötede bir enerji istasyonuna ihtiyacı vardı. Bu zenginler açısından problem yaratmıyordu. Onlar ihtiyaçları olan elektrik istasyonunu kurduruyorlardı. Edison'un iş yaptığı toplumsal kesim de bu zenginlerden oluşuyordu. Tesla ise toplumdaki herkes için evlere kadar giren bir elektrik üretiminin hayalini kuruyordu. Ohm Kanunu'nu yaratıcı bir şekilde kullanarak alternatif akımlı enerji üretiminde voltajı düşürüp, yükseltebileceğini farketmişti. Kentlerin aydınlatılması için düşündüğü bugün kullandığımız ampül tasarımı ile de ilgilenen olmadı.

Vizyonsuzlukta Sınırları Zorlayan Edison'un Radar Atağı

Bu arada Edison da Tesla'nın önünü tıkamaktan asla vazgeçmedi. Fuar yenilgisini kabul etmedi. Tesla'nın ayağını kaydırana kadar sonuna dek savaştı. I. Dünya Savaşı'nın başında Tesla, Amerikan Donanma Karargahı’na giderek Alman denizaltılarının yerlerinin bugün radar olarak adlandırılan sistemle teşhis edilebileceğini söylemişti. Edison ise donanma yönetimini bu fikrin pratikte çalışmayacağına ikna etti. ve geniş çevresini kullanarak Amerikan Donanması’nın ar-ge müdürü oldu. Edison’un bu inadı ve hırsı yüzünden radarın icadı uzun yıllar sonra gerçekleştirildi.

Nikola Tesla

“Bırakın doğruları gelecek söylesin ve herkesi eserlerine ve başarılarına göre değerlendirsin. Bugün onların olsun; ama uğrunda çok uğraştığım gelecek, benimdir.” “İnsan imkansızı başarabilir sözü yetersizdir çünkü insan imkansızın da ötesine ulaşabilir.“

 

 

 

Kaynaklar

0https://www.insanokur.org/nikola-teslanin-hayatinda-guvercinlerin-onemi/

http://www.webtekno.com/nikola-tesla-nin-bazilari-cok-tehlikeli-olan-cogu-kisinin-bilmedigi-5-icadi-h23609.html

http://www.karar.com/hayat-haberleri/tarihin-ilk-enerji-savasi-edison-mu-tesla-mi-690#

Bu blog ile alakalı daha fazla bilgi almak için e-mail adresinizi yazabilirsiniz.
Bensu Tekin

Bensu Tekin

[email protected]

Yaşar Üniversitesi - Halkla İlişkiler ve Tanıtım

Yazarın Diğer Yazıları

Yorumlar 0

Giriş Yapın! Yorum yapmak için giriş yapın..