Blog

Üniversite filmleri

Üniversite hayatını konu alan filmler

Söz konusu üniversite hayatı olduğunda yaşın 18’i de geçmiş olmasının verdiği rahatlıkla birlikte herkeste reşit olmanın verdiği bir havalı olma tribi başlar. Aslında bu Amerikan Rüyası olarak tabir edilen şeyden başka bir şey değildir. Bu yüzden üniversite hayatı birçok şekilde ele alınır. Kimisi meslek edinmek ister, kiminin meslek umrunda değildir. Kimisi reddedilir intikam alma peşindedir, kimisi çılgın partilerin aranılanıdır. Gibi birçok örnek verilebilir. İşte tam da bu tür insanları konu alan ve teması üniversite olan oldukça fazla dediğimiz filmin içerisinde eleyip sizlere tam 11 film sıraladık. 

Not: Bu filmler kesinlikle beğeni durumuna göre sıralanmamış olup sizlere her türden üniversite hayatı yansıtmayı amaçlamış olduğumuzu göstermektedir.

İşte üniversite hayatını konu edinmiş birbirinden farklı filmler;


The Good Will Hunting (Can Dostum, 1997)

Sinema tarihinin en güzel filmlerinden biri olarak bilinir ve eskime gibi bir imkanı yoktur. Ülkemizde Can Dostum adıyla bilinen ve bir ara sıklıkla televizyonlarımızı ziyaret eden Good Will Hunting de bu listede olmayı hak eden kült filmlerden.

Massachusetts Üniversitesi’nde çalışan Will Hunting adlı bir hademenin hikayesini izlediğimiz filmde Matt Damon başrolde epey iyi bir iş çıkarmıştı. Üstün zekalı olmasına rağmen hayatını idame ettiremeyip hapse düşen Will’in hayatı karşısına çıkan bir terapist (Robin Williams) sayesinde değişecek ve hayatında yeni bir sayfa açılacaktır. Film, Ben Affleck ve Matt Damon'a En İyi Özgün Senaryo dalında bir Oscar da getirmişti.

Superbad (Çok Fena, 2007)

Birbirine tamamen zıt iki arkadaşın hikayesini izlediğimiz Superbad de kampüs ortamını yaşayan ve yaşatan filmlerden bir tanesi.

Liseden arkadaş olan Seth (Jonah Hill) ve Evan (Michael Cera) üniversiteyi farklı kentlerde okuyacaktır. Epey çekingen olan Evan ile tam bir cengaver olan Seth yeni hayatlarında özellikle kızlarla tanışmak için can atmaktadır. Ama kızlarla iletişim kurmak için yaptıkları her hamlede sürekli saçmalarlar ve epey komik anların baş karakterleri olurlar.


The Social Network (Sosyal Ağ, 2010)


Kız arkadaşı tarafından terk edilmiş olan umutsuz vaka Mark, kız arkadaşından intikam almak için bir ifşa operasyonuna kalkışır. Kafayı epey dağıttığı bir gece okulunun veri tabanına sızarak kampüsteki kadınların fotoğraflarından oluşan bir site yaratır. Bu, kısa süre sonra kurulacak dünyanın en büyük sosyal medya şirketinin de ilk adımı olacaktır. Daha sonrasında Harvard’lı iki kardeşin fikri doğrultusunda kendi intikam projesini harmanlayan Mark yardımlar da alarak Facebook’a hayat verir.

Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg’in hikayesini beyazperdeye taşıyan film David Fincher’ın yönetiminde epey ses getirmiş ve beklenenden de iyi tepkiler alarak 3 dalda Oscar ödülü kazanmıştı.


The Graduate (Aşk Mevsimi, 1967)


Dustin Hoffman’ın hala en iyi performansı olarak görülen ve efsaneleşmesini sağlayan filme geldik, "The Graduate" ! Bu filmde üniversiteden yeni mezun olan Benjamin ile babasının patronunun karısı Mrs. Robinson arasındaki sıra dışı ve bolca baştan çıkarmalı ilişkiye tanık oluyoruz.Yetişkinlerin dünyasına misafir olan genç Benjamin'in hikayesi hala ilgi çekiyor ve en çok izlenen filmler arasında yerini koruyor.

American Pie 2 (Amerikan Pastası 2, 2001)


Belki de gençlik temalı film serileri arasında en fazla nam salmış olanı Amerikan Pastası serisinin en beğenilen bölümüdür. Lise arkadaşlarının hikayeleri üniversiteye taşınıyor ve olanlar oluyor. Jim, tıpkı lisede olduğu gibi Nadia ile ilişkiye girmek istemekte ama bir türlü kendini hazır hissetmemektedir. Kampüse gelen aileler, yapılan ani baskınlar ile ilk filmdeki camp mizahın sürdüğü film hayranlarını hayli tatmin etmişti.

Liberal Arts (Özgür Sanatlar, 2012)


" How i met your mother " efsanesinin Ted'i Josh Radnor'un yazıp yönetmenliğini üstlendiği bir filmdir. Filmin konusu ise;
   Jesse, üniversite günlerine hasret duymakta, Ohio'daki okulunu özlemektedir. Kahramanı olarak gördüğü profesör emekli olmaya karar vermiştir ve emeklilik töreninde Jesse’den de konuşma yapmasını ister.
Jesse bu konuşma için okuluna döner ve üniversite ikinci sınıf öğrencisi olan, klasik müzik aşığı Zibby ile tanışır ve beklenen romantik hikaye başlar. 


Legally Blonde (Bu Nasıl Sarışın? - 2001)


Gösterime girdiğinde ülkemizde de epey ilgi gören Legally Blonde (bu nasıl sarışın?), herkesin aklında oluşan sarışın algısına tamamen noktayı koydu denilebilir. Hem sarışın hem de oldukça zeki bir kızın hikayesini anlatan filmde Reese Witherspoon’un müthiş performansı göz dolduruyor. Legally Blonde'un başarısı üzerine devam filmi de gelmişti.

Tabi bu filmin bu kadar fazla tutmasının sebeplerinin başında performansının yanısıra Reese Witherspoon'un güzelliği de söz konusuydu. Çünkü o dönem birçok müzik klibinde de yer almıştı ve oldukça popüler olarak ilerliyordu.


Frances Ha (2012)


Sırada son yılların en iyi indie filmlerinden biri olan modern klasik Frances Ha var.
27 yaşındaki Frances (Greta Gerwig) üniversiteyi bitirmek üzeredir ve bu hayatta ne yapacağını bilmemektedir. Çeşitli işlere atılsa da başarılı olamaz ve en sevdiği şey olan dansçılıkta da şansı pek yaver gitmemektedir. New York’ta bir yetişkin olarak yaşamanın zorluklarıyla yüzleşen Frances en yakın arkadaşı Sophie’nin başka şehre taşınmasıyla daha da zor günler yaşayacaktır.

Tiny Furniture (2010)


Girls dizisiyle etrafında büyük bir hayran kitlesi toplayan Lena Dunham’ın şimdilik tek sinema filmi olan Tiny Furniture üniversiteyi bitirdikten sonra ne yapacağını bilemediği için taşradaki ailesinin yanına geri dönen Lena’nın hikayesini anlatıyordu. Lena’nın ailesinin de performansıyla güzelleşen ve bütünüyle Lena’nın gerçek hayatını anlatan film başarılı bir debut film olarak adını duyurmuştu.

Ceza (1974)

Dillere pelesenk olmuş replikleriyle atom fiziğini belki de ülkemizde ilk defa bu kadar yüksek sesle söyleyen bir mühendisin hikayesiyle karşınızdayız. Tabi daha sonrasında tüm ülkeye mal olmuş bir ve üzeri sahne söz konusudur.

Bu filmi bilmeyen varsa da, meşhur sahnesini görmeyen yoktur herhalde. Bir atom mühendisi olan Ali (Kadir İnanır), babasının ölümüne neden olan zengin ve kumarbaz bir işadamına savaş açar. Ama Ali saf bir üniversite talebesidir, hayatında her şey kitapları ve tutkusu atom fiziğidir. Ali’nin istediği intikamı almak için değişmesi, “itlik, serserilik” mesleğini öğrenmesi gerekmektedir.

Bu filmlerin birçoğunu izlemiş olma ihtimaliniz söz konusudur diyebilirim ama söz konusu üniversiteye yeni adım atmış ya da atacak olan arkadaşlar ise pek fazla bildiklerini düşünmüyorum ve bu filmlere mutlaka şans vermeleri gerektiğine inanıyorum.Emin olun bu tür filmlerin sizlere katacağı çok fazla şey var . Yanlış duymadınız Amerikan pastası'nda Stiffler'ın dansından dahi bir şeyler öğrenebilirsiniz. 

 

Bu blog ile alakalı daha fazla bilgi almak için e-mail adresinizi yazabilirsiniz.

Yazarın Diğer Yazıları

Yorumlar 0

Giriş Yapın! Yorum yapmak için giriş yapın..